Türkiye, Voice of America ve Deutsche Welle’ye erişimi engelledi

Türkiye Radyo Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) yapılan açıklamada, iki istasyonun “yasaya” uymadığı ve gerekli süre içinde ruhsat başvurusunda bulunmadığı belirtildi. Her ikisine de Şubat ayında yayın lisanslarına ihtiyaç duyduklarının söylendiğini de sözlerine ekledi.

British Broadcasting Corporation (RTÜK), iki sitenin “programlar” bölümleri olduğu için yayın lisansına ihtiyacı olduğunu savundu.

Deutsche Welle, Alman vergi mükellefleri tarafından finanse edilen bir Alman devlete ait kamu radyo istasyonudur. Amerika’nın Sesi, ABD Kongresi tarafından finanse edilen bir devlet kurumu olan ABD Küresel Bilgi Ajansı (USAGM) tarafından işletilmektedir. Türkiye’deki iki siteye Perşembe gününden beri erişilemiyor.

DW yaptığı açıklamada, “iznin Türk hükümetinin editoryal içeriği izlemesine izin vereceği” için kurallara uymadığını söyledi.

DW’nin genel müdürü Peter Limburg, şirketin RTÜK’e neden böyle bir lisans başvurusunda bulunamayacaklarını açıkladığını söyledi.

DW tarafından yayınlanan bir bildiride, “Türkiye’deki lisanslı medya kuruluşlarının RTÜK’ün uygunsuz olarak yorumladığı çevrimiçi içeriği kaldırması gerekiyor. Bu, bağımsız bir yayıncı için kabul edilemez” dedi.

Haber kuruluşu, engellemeye karşı yasal işlem başlatacağını söyledi.

Amerika’nın Sesi’nin müdür vekili Yolanda Lopez, şebekenin RTÜK’ün “olumsuz basın haberlerini sansürlemek için gizli bir çaba” olarak nitelendirdiği kararına “şiddetle karşı çıktığını” söyledi.

CPJ’nin Avrupa ve Orta Asya Program Koordinatörü Glenosa Said, internet sitelerinin engellenmesi kararını eleştirdi ve RTÜK’ü bu kararı geri almaya çağırdı.

Açıklamada, “Türk yetkililerin uluslararası yayıncılar Voice of America ve Deutsche Welle’ye sansür uygulaması, ülke gelecek yıl seçimlere hazırlanırken eleştirel medyayı susturmak için yapılan en son girişimdir” denildi.

Türkiye Neden Adını Değiştirdi: Popülizm, Anketler ve Kuş

RTÜK, yasal zeminde faaliyet gösterdiğini ve kimsenin “ifade ve basın özgürlüğü konusunda gereksiz yere endişelenmemesi gerektiğini” söyledi.

Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından hazırlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 149. sırada yer alıyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler, basın özgürlüğünün terör örgütü öncülüğünde ezildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğangazetecilerle rutin olarak Kovuşturma ve hapis işlerini yapmak için.

Erdoğan’ın Ağustos 2014’te cumhurbaşkanı seçilmesinden bu yana en az 200 gazeteci yargılandı ve 70 gazeteci benzer suçlamalardan mahkum edildi.

READ  Türkiye'nin su ürünleri ihracatı 2020'de 1 milyar doları aştı

RSF, ülkenin ulusal medyasının %90’ının hükümet kontrolü altında olmasıyla, DW ve Voice of America dahil olmak üzere uluslararası medyanın önemli bağımsız bilgi kaynakları haline geldiğini de sözlerine ekledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.