Türkiye, Rönesans Barajı anlaşmazlığına arabuluculuk yapabilir

Nil Nehri binlerce yıldır uzun yolu boyunca akıyor ve 11 modern ulus devletin sakinlerine hayat veriyor. Suyun hayati bir su yoluna tahsis edilmesi, havzadaki ülkeler için uzun zamandır bir sorun olmuştur.

Son ve en ciddi tartışma 10 yıl önce Etiyopya’nın 4,2 milyar dolarlık bir projenin inşaatının başlamak üzere olduğunu duyurmasıyla başladı: Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD).

Bu devasa yapı, Roma’dan daha büyük bir alanı kaplayan bir rezervuar ile kıtadaki en büyük hidroelektrik santrali olacak şekilde tasarlandı. Üretilecek elektriğin 65 milyondan fazla insanın evini aydınlatması bekleniyor.

Projenin Etiyopya’ya nicel getirisi tartışılmaz. Ayrıca Nil’den Akdeniz’e akan suyun büyük bir bölümünün kaynağı toprakları olan Etiyopyalılar için de Nil’den yararlanmak çok şey ifade ediyor.

Mısır’ın cevabı

Her şey bir fiyata gelir. Etiyopya’ya mali maliyeti ne olursa olsun, Rönesans Barajı Mısırlı politikacılar için de bir yük. Mısır’daki projenin kısa vadede zarar görmesi sorunun odak noktasıdır.

Barajın rezervuar dolana kadar mansap ülkelere ne kadar su bırakacağı sorusu çıkmaza girdi.

Nil, su güvenliğini ulusal güvenlikle eşit gören Mısırlılar için ana tatlı su kaynağıdır. Bu nedenle Mısır, doldurma aşamasının 12-20 yıl sürmesi konusunda ısrar ediyor.

Öte yandan, Etiyopya devasa yatırımından hızlı bir geri dönüş görmek istiyor ve barajı beş ila yedi yıl sürebilecek bir süre içinde doldurmanın yollarını arıyor.

Şimdiye kadar ABD, Dünya Bankası ve Afrika Birliği, çatışmayı çözmek için devreye giren aktörlerden sadece birkaçı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi sorunu Mısır, Sudan ve Etiyopya temsilcileriyle görüştü.

Etiyopya’nın Birleşmiş Milletler büyükelçisinin BM Güvenlik Konseyi’nin “hesapları belirlemek ve diplomatik baskı uygulamak için bir forum olmaması gerektiğini” vurguladığı açıklaması, tartışmaların karmaşıklığını vurguluyor.

READ  يمكن للذكاء الاصطناعي للذكاء الاصطناعي المفتوح إنشاء صور من عبارات مثل "كرسي على شكل أفوكادو"

Türkiye’nin eski Tarım ve Orman Bakanı ve şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak özel elçisi Vesel Eroğlu’nun arabuluculuk çağrısı, Mısır ile Etiyopya arasında süregelen gerilimin ortasında geldi. Sorunun teknik bir konu olduğunu ve Türkiye’de bu tür sorunları çözecek çok sayıda uzmanın bulunduğunu ifade etti.

Davetin zamanlaması, Türkiye ile Mısır arasında devam eden uzlaşma çabaları bağlamında kasıtlı olarak tasarlandı. İki ülkenin karşı karşıya olduğu üç önemli uluslararası konuda umut verici gelişmeler var.

Libya’da yıl sonunda ülkeyi seçimlere götürecek geçici hükümet kuruldu ve Türk ve Mısırlı diplomatlar tarafından memnuniyetle karşılandı.

Doğu Akdeniz anlaşmazlığında üst düzey Türk yetkililer, Mısır’ın Türk kıta sahanlığı konusundaki son adımlarını memnuniyetle karşıladı.

Son olarak, Ortadoğu’da bölgesel kutuplaşmanın güçlü yapısı, Suudi-Türkiye, Suudi-Katar ve Mısır-Katar ilişkilerinde yeni olumlu yaklaşımların devreye girmesiyle geriliyor.

Türk bakanların Mısır’la yakınlaşma ihtimalini vurgulayan açıklamaları bu konuda tesadüfi değil.

Normalleşme çabalarına ve dönemlerine iyi niyet ve sürdürülebilir bir gündem eşlik ediyor ve Türkiye’nin bu on yıllık krize aracılık etme yeteneği bu amaca hizmet edebilir.

Türkiye’nin arabuluculuk çabaları

Türkiye, Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı (İKÖ) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde yürüttüğü çalışmalarla uluslararası arabuluculuk alanında lider ülke konumundadır.

Afrika Birliği’nin stratejik ortağı olarak kıta ile ekonomik, diplomatik ve kültürel ilişkileri her geçen gün artmaktadır.

Etiyopya ve bölge ile ilişkiler açısından daha ön plana çıkmaktadır. Türkiye, Somali ve Somaliland yönetimleri arasında başarılı bir şekilde arabuluculuk yaparak ihtilafı çözme konusundaki yetkinliğini kanıtlamıştır.

Etiyopya’nın Ankara büyükelçisi daha önce Türkiye’nin Etiyopya ile Sudan arasındaki sınır anlaşmazlığında arabuluculuk teklif etmesi halinde ülkesinin bunu memnuniyetle karşılayacağını açıkladığı için Türkiye’nin çözüm coşkusu uluslararası toplum ve bölgesel aktörler tarafından izleniyor ve takdir ediliyor.

READ  Türkiye, Tunus parlamentosunun askıya alınmasından derin endişe duyuyor

İyi bir itibar, uluslararası arabuluculuk için çok şey ifade eder ve Türkiye, bu alandaki prestijini yeni başarı hikayelerine dönüştürebilir.

Her şeyden önce, Türk hükümetinin temsilcisini çoktan seçtiğini belirtmek gerekir. Eroğlu, 27 yıllık kariyeriyle su siyasetinde en deneyimli Türk bürokratlarından biridir. Irak’taki su sorunlarıyla da ilgilenmek üzere bu göreve atandı. Ankara’nın baraj anlaşmazlığını çözme isteğini bu profildeki bir yetkiliden duymak, sorunla ilgilenen herkesin ilgisini çekecektir.

Türkiye devralırsa, Mısır ile yakınlaşmanın yanı sıra Etiyopya ile daha fazla işbirliği için yollar yaratacaktır.

Ankara, Ogaden sınır anlaşmazlığının ve Etiyopya’nın Tigray bölgesindeki mevcut insani krizin çözümünde Addis Ababa’nın kilit ortağı olabilir.

Bu arada bu sorunun çözülmesi Türkiye’nin Afrika’daki olumlu imajını güçlendirecektir.

Etiyopya barajı Temmuz 2020’de doldurmaya başladı ve Mısır’ın dış politika öncelikleri konusunda anlaşmazlıklar yüksek. Türk diplomasisi iki ülke arasında arabuluculuk yapabilecek yeterliliktedir.

Ankara’nın uzattığı dostluk elini sıkmayı kabul etmeleri halinde, bu sadece su sorununun çözümünün önünü açmakla kalmayacak, bölgenin sorunlarını Batı’nın müdahalesi olmadan çözme isteğini de yansıtacaktır. yapacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir